Jartiyer atma, eşlerden birinin diğerinin bacağından jartiyeri çıkarıp bekâr erkeklere fırlattığı Amerikan âdetidir. Türkiye'de yapılmaz ve kimse beklemez. Aynı anı burada başka şeyler doldurur: damadın kravatının kesilip parça parça satılması, ayakkabısının kaçırılması ve arkadaşlarının onu omuzlarda taşıması. Bunların gelin tarafındaki karşılığı, jartiyer atmanın aksine burada da yapılan gelin buketi atma âdetidir.
Bu, bir salonu en güvenilir biçimde ikiye bölen düğün âdetidir ve bölünme kuşaklar arasında değil durumlar arasındadır: neredeyse tamamen kimin izlediğine bağlıdır.
Aşağıda önce Amerikan âdetinin nereden geldiği ve neden buraya hiç geçmediği var; sonra Türkiye'de aynı yeri tutan âdetler, bunların nasıl yürüdüğü, neden bazı çiftlerin atladığı ve yerine ne konduğu. Bu yazıyı arayanların çoğu zaten atlamaya karar vermiştir ve yalnızca neyi atladığını bilmek ister.
1. Nereden geliyor, burada onun yerinde ne var
Alışılmış anlatı âdeti, gelinin kıyafetinden bir parçanın uğur taşıdığına inanılan ortaçağ İngiltere ve Fransa'sına bağlar; misafirlerin bu parçayı almaya çalıştığı, hatta çifti gerdek odasına kadar takip ettiği ve onları yatıştırmak için jartiyerin dışarı atıldığı anlatılır.
Bu anlatının bir sürümü çok tekrarlanır ve erken modern kayıtlarda gelin jartiyeri üzerine kavgalara dair izler vardır. Modern biçimin bunlardan doğrudan türeyip türemediği ise çok daha belirsizdir; dolayısıyla bunu belgelenmiş bir köken olarak değil, sıkça söylenen bir açıklama olarak okumak gerekir.
Kesin olan şu: bugünkü sahnelenmiş hâli yirminci yüzyıla ve büyük ölçüde Amerika'ya aittir. Bunu üreten şey folklor değil, pist, mikrofonlu bir DJ ve hareket arayan bir fotoğrafçıdır. Dağılımı da bunu gösterir: Amerika'da yaygın, Kanada'da ara sıra, Britanya ve İrlanda'da seyrek, Kıta Avrupası'nın çoğunda ve Türkiye'de hiç yok. Bir Türk düğününde jartiyer atıldığını görmezsiniz ve atlamadığınız için kimse bir şey söylemez, çünkü atlanacak bir şey yoktur.
Aynı yeri burada başka âdetler tutuyor ve hepsi damadın etrafında toplanıyor. En yaygını kravat kesmedir: arkadaşları damadın kravatını çözer, küçük parçalara ayırır ve masaları dolaşıp parçaları satar; toplanan para çifte verilir. İkincisi ayakkabı kaçırmadır: damadın ayakkabısı ortadan kaybolur ve geri gelmesi için bir bahşiş beklenir. Üçüncüsü halayın ortasında damadın omuzlara alınmasıdır. Farkı görmek önemli: Amerikan âdeti gelinin üzerinden bir parça alır, buradakiler damadın üzerinden alır ve para toplamayla biter. İkisi de sahne kurar, ama merkezinde duran kişi ve o kişiden istenen şey aynı değildir.
Bu andaki bütün itirazlar aslında tek bir itirazdır: seyirci. Aynı şaka baş başa kimseyi rahatsız etmez.
2. Kravat kesme nasıl yürüyor
Yapacaksanız, bunu eğlenceli ya da dayanılmaz kılan şey sahnelemedir. Alışılmış sıra şöyle:
- Halayın ortasında ya da sonuna doğru, genellikle takı töreni bittikten sonra.
- Sağdıç ya da en yakın arkadaş kravatı çözer. Damadın bundan haberi olmalıdır; sürpriz olan tek sürüm, ters giden sürümdür.
- Kravat küçük parçalara kesilir. Makas önceden hazırlanır ve kesilen kravat, o gün takılan pahalı olan değildir.
- Parçalar masalarda satılır. İki üç kişi dolaşır; kimse zorlanmaz, alan alır.
- Damat bu sırada ortada tutulur ya da omuzlarda taşınır.
- Toplanan para çifte verilir. Tutarın mikrofondan okunup okunmayacağı ayrı bir karardır ve okunmaması giderek yaygınlaşıyor.
Pratik notlar. Kesilecek kravatı ucuz ve ikinci bir kravat olarak alın; damadın fotoğraflarda takılı olan kravatı kalsın. Sunucuya tonu önceden söyleyin, çünkü bu anı şakadan kabalığa çeviren şey neredeyse her zaman anonsun kendisidir.
Bir de zamanlama. Bu, salonun ayakta ve neşeli olduğu bir anda beş dakika sürerse iyi işler; yemeğin hemen ardından, kimse kalkmamışken denenirse işlemez.
3. Neden bazı çiftler atlıyor
Gerekçeler ürkeklik değil, oldukça somut şeyler.
- Seyirci. Arkadaş arasında komik olan bir şaka, dedelerin, iş arkadaşlarının ve çocukların önünde başka bir şeydir ve hiçbir çerçeveleme bunu değiştirmez.
- İkinci bir para toplama. Takı zaten yapılmıştır. Masaları dolaşan ikinci bir toplama, özellikle takıya katılmış misafirlere ağır gelir.
- Damadın rızası. Damada sorulmamış her şaka, katılmayı seçmemiş bir kişiyi merkeze koyar. Bunu düğün gününde fark etmek geç olur.
- Halayı kesiyor. Akşamın ortasındaki on dakikalık sahnelenmiş etkinlikten sonra pisti geri toplamak zordur.
- Fotoğrafta iyi durmuyor. Bu anın fotoğrafları neredeyse her zaman kalabalık, karanlık ve dağınıktır; albüme giren kare çıkmaz.
Buna karşılık, herkesin birbirini tanıdığı genç bir davetli listesinde ve salon zaten havadayken gerçekten komiktir ve beş dakikada biter.
İşe yarayan sınama, buket atma için geçerli olanla aynı: sizin düğününüzde ortada duracak somut kişileri ve onları izleyecek somut kişileri gözünüzün önüne getirin. Cevap sizi yüzünüzü buruşturuyorsa karar verilmiş demektir.
İlgili makaleler
4. Yerine ne yapılır
Alternatiflerin çoğu piste ait ortak bir anı korur ve üzerinden bir şey çıkarma kısmını atar.
| Alternatif | Ne olur | Neden işe yarar |
|---|---|---|
| Kravatı kesmeden vermek | Damat kravatını sağdıcına takar | Jest kalır, para toplama gider |
| Evlilik yılı halayı | Evli çiftler evlilik yılına göre pistten çekilir, en uzunu kalır | Herkesi katar, kimseyi ortaya çıkarmaz |
| Ayakkabı oyunu | Çift sırt sırta oturur, sorulara ayakkabı kaldırarak cevap verir | Komik, kimsenin kıyafeti karışmaz |
| Damadı omuzlarda taşımak | Arkadaşları halayın ortasında kaldırır | Zaten oluyor, ayrıca sahnelenmesi gerekmiyor |
| Kısa bir dilek ya da dua | Bir büyük iki cümle söyler | İki dakika, sonra müzik devam eder |
| Hiçbir şey | Halay kesilmez | Yokluğunu bugüne kadar fark eden olmadı |
Ayakkabı oyunu son yıllarda Türkiye'de de bu boşluğu doldurmaya başladı ve sebebi açık: merkeze misafirleri değil çifti koyuyor, sekiz dakika sürüyor ve âdetin aradığı tepkiyi gerçekten üretiyor. Salonun ortasında iki sandalye ve önceden hazırlanmış on soru dışında hiçbir şey gerektirmemesi de ayrı bir avantaj.
5. Kime söylemek gerekir, programın neresinde durur
Atladığınızı duyurmanıza gerek yok. Kimse olmayan bir âdeti fark etmez. Bilmesi gereken iki kişi var:
- Sunucu ya da DJ, aksi hâlde bunu kendi akış listesinde tutar ve mikrofondan anons eder.
- Fotoğrafçı, akşamı birkaç sabit sahne üzerinden planlar.
Yapacaksanız aynı iki kişiye hangi sürümü istediğinizi söyleyin: para toplanacak mı, tutar okunacak mı, damat önceden biliyor mu. Brifing verilmemiş bir sunucu, her zaman yaptığı sürümü yapar.
Yerleşimi de düşünün. Takı, pasta, ilk dans, buket ve kravat aynı bir saatin içine yığıldığında ortaya kimsenin oynamadığı bir saat çıkar. Bunları akşama yaymak ya da beşten ikisini kesmek, pisti ayakta tutan şeydir.
Son olarak, aileden ya da arkadaş grubundan bu yönde baskı gören herkes için. Bu, arkasında ağırlık taşıyan bir gelenek değil; üstelik Türkiye'ye ait olan biçimi bile arkadaş şakası düzeyindedir. Salondaki hiç kimse yokluğunu hatırlamayacak, birkaç kişi de sessizce rahatlayacaktır. Israr edenler neredeyse her zaman başka bir düğünde gördükleri sürümü savunur, ki bu sizin düğününüz hakkında bir argüman değildir. Tartışmayı tamamen atlamak istiyorsanız, düğün web sitenizde yayımladığınız akışa hiç koymayın; konu açılmaz.
Kararı gelenekten değil kendi salonunuzdan bakarak verin. Yapacaksanız ucuz bir ikinci kravat kullanın, tutarı mikrofondan okutmayın ve sunucuya tonu tarif edin. Atlayacaksanız yalnızca DJ'e ve fotoğrafçıya söyleyin, kimseye açıklama yapmayın; olmayan bir âdet görünmezdir. Aynı gecenin ikiz anı gelin buketinin atılmasıdır.
Düğüne dair her şey
Düğün planlama
Düğününüz için görevleri, bütçeyi ve davetlileri bir araya getirin.
Davetiyeler ve metinler
Davetiyeniz için size uygun sözleri bulun.
Düğün konuğu olarak
İçten bir tebrik yazın ve anlamlı bir hediye seçin.
Evlilik yıldönümleri
Evlilik yıl dönümlerinin adlarını, geleneklerini ve kutlama fikirlerini keşfedin.
Hayalinizdeki düğünü mü planlıyorsunuz?
Dakikalar içinde kendi düğün web sitenizi oluşturun – LCV (RSVP) fonksiyonu, fotoğraf galerisi ve daha fazlasıyla.